Neden Nazlanıyoruz?

Siz tecrübeli ve başarılı bir yüzücü olun. Bir kayıkla denize açılın. Mevsim yaz. Deniz çok güzel, adeta göl gibi küreklerinizi çektiniz ve sahilden uzaklaştınız. Büyük bir balığı yakalarken kayığınız devrildi. İçi su doldu ve battı. Bulunduğunuz yeri görecek kimse yok. Kayığınızı düzeltmeniz mümkün değil. Ancak çok iyi bir yüzücü olduğunuzdan kendinize güveniniz tam. İçinizde en küçük bir panik havası yok. Çok rahat bir şekilde denizde yüzmektesiniz. Oldukça genç ve sağlıklı bir insansınız.
Bu niteliklere sahip bir insan olarak ne yapacağınızı merak ediyoruz. “Fırsat bu fırsat” deyip sahilin nerede olduğunu hiç umursamadan sahilden ne kadar açılmış olduğunuzu hiç dikkate almadan, hedefinizi belirlemeden yüzer misiniz?
Evet sayın okuyucu, bu olayı bizzat yaşamış olsaydınız, kararınız, davranışınız nasıl olurdu? Sizin fikirlerinizi öğrenmemiz mümkün değil. Ancak aklıselim bir kimsenin sahile doğru yüzeceği muhakkak…
Bu kurgunun verdiği ders çok açık: hayat, bir deniz değil mi? Her gün attığımız kulaçlar bizi ya cennete yada cehenneme doğru yaklaştırmıyor mu?..
Cenneti veya cehennemi görmüyor olmamız, onların olmadığına bir delil olamaz. Bir kış günü etraf karlarla kaplanmış olsa, bu karların üzerinde bir ayak izi görülse, geçeni görmediniz diye “bu yoldan kimse geçmedi” diyebilir misiniz? Okuduğunuz kitabın yazarını görmeyince, “bu kitap herhalde kendi kendine yazılmıştır…” der misiniz? Yanınızda bir saatin zili çalsa, “bu saati programlayanı mutlaka görmem gerekirdi” diyebilir misiniz?..
Denizin bittiği yerde sahilin başladığını bildiğimiz gibi hayat denizinin bittiği yerde sonsuz bir sahilin başlayacağını bilelim. Tohumlar, çekirdekler gelecek bahar için hazırlandığı gibi, hafızalarımızda kayıt altına alınan hayat serüvenimiz de gelecek bir hesap günü için saklanıyor, korunuyor.
Öyle olaylara karışıyoruz ki, unutmak istediğimiz halde unutamıyoruz; demek ki kendi arzumuza göre yol almıyoruz… Bizi hayat denizine gönderen “kudret,” sahilin hangi tarafta olduğunu bize haber vermiş; gönderdiği peygamberler ve semavi kitaplarla, sahile en kolay nasıl varabileceğimizi bize bildirmiş. Atmış – yetmiş yıllık dünya hayatımızı tehlikeye sokmamak için denize düştüğümüzde hemen sahile doğru yüzmeye başlıyoruz da ebedi ahiret yurdumuzu tehlikeye sokmamak için Hz. Kuran’ın gösterdiği sahile doğru yüzmemiz gerekirken neden nazlanıyoruz? Evet, neden?..
Yakup Yasir - Bir Saat Tefekkür



buna nazlanmıyoruzda neden yapamıyoruz?çünkü ağır geliyo sahile yüzmek
hiç ölmüyecek gibi dünyalık yarın ölecekmiş gibi ahiretlik çalışsak herşeyi halletmiş oluruz unutmayalım ölüm bize yetişir.